Glokal Danışmanlık

Evrensel düşün, yerel uygula.

Yerel düşün, evrensel uygula.

2003'ten beri araştırma, strateji oluşturma, projelendirme, proje yönetimi konularında hizmet veriyoruz. Siyasal iletişim kampanyaları Avrupa Birliği teknik destek projeleri organizasyonları, yerel yönetimlere yönelik itibar yönetimi ve çözüm odaklı projeler gerçekleştirmeyi sürdürüyoruz.

Glokal Danışmanlık

2003’ten Bugüne Güçlü Bir Vizyon

Glokal Danışmanlık, 2003 yılında kurulmuş olup kamu, yerel yönetim ve özel sektör yapılarına yönelik stratejik, teknik ve uygulama odaklı danışmanlık hizmetleri sunan çözüm odaklı bir kuruluştur. Farklı disiplinlerden gelen uzman akademik kadromuzla, kurumların kapasitesini artırmak ve verimliliği en üst seviyeye çıkarmak için çalışıyoruz.

Yerinde çalışma, ortak akıl
"

Çözümlerimiz

Daha iyi bir gelecek için...

Planlama

Planlama, analizde elde edilen içgörüleri uygulanabilir ve yönetilebilir bir proje tasarımına dönüştürür. Öncelikle kapsam netleştirilir: hangi işlerin kesinlikle yapılacağı, hangilerinin “sonraki faz” olarak konumlandırılacağı, hangi işlerin ise kapsam dışı kaldığı açık biçimde tanımlanır. Ardından hedefler; teslimat kalemlerine, kilometre taşlarına ve performans göstergelerine bağlanır. Böylece proje, soyut niyetlerden çıkıp somut çıktı ve sonuçlar üzerinden yönetilebilir hale gelir.

Bu aşamada iş kırılımı (WBS), zaman planı, kaynak planı ve bütçe çerçevesi birlikte ele alınır. Sorumluluk matrisi (kim, hangi çıktının sahibi), iletişim planı (hangi paydaş, hangi sıklıkta, hangi formatta bilgilendirilecek), risk ve bağımlılık yönetimi (hangi ekip/kurum/tedarikçi neye bağlı) proje daha başlamadan görünür kılınır. Değişiklik yönetimi de planlamanın parçasıdır: proje ilerlerken ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçlar için karar mekanizması ve onay süreçleri önceden tanımlanır.

Evrensel proje yönetimi disiplinini, yerel kapasite ve operasyonel gerçeklerle uyumlu hale getiririz. Yani planı; sahada uygulanabilir, kurum içinde sahiplenilebilir ve sürdürülebilir olacak şekilde kurgularız.

Analiz

Analiz projenin doğru problem tanımıyla başlamasını sağlar. Önce “neyi çözmek istiyoruz?” sorusunu netleştirir; ardından problemin ortaya çıktığı bağlamı bütüncül şekilde okuruz.

Paydaş haritasını çıkarır, ihtiyaçları ve beklentileri ayrıştırır, karar vericilerin hedefleri ile sahadaki gerçekliği aynı çerçevede buluştururuz.

Bu aşamada veri ve gözlem birlikte kullanılır: mevcut raporlar, operasyonel göstergeler, kullanıcı/kurum geri bildirimleri, mevzuat ve süreç dokümanları değerlendirilir; gerektiğinde mülakatlar ve kısa saha çalışmalarıyla bulgular doğrulanız.

Benchmarking, etki analizi, risk analizi, maliyet–fayda yaklaşımı, ölçülebilir performans göstergeleri yerel dinamiklerle birlikte ele alırız. Yani “genelde doğru olan”ın, sizin kurumunuzda ve sizin koşullarınızda gerçekten çalışıp çalışmayacağı test ederiz. Sonuçta, semptomlara odaklanan yüzeysel çözümler yerine kök nedenlere dokunan bir teşhis ortaya çıkar. Analiz çıktıları; net problem tanımı, önceliklendirilmiş ihtiyaç listesi, ölçülebilir hedefler, riskler-bağımlılıklar, veri ve kaynak gereksinimleri ile bir “yol haritası için temel” oluşturur. Bu temel, sonraki aşamaların hızını ve doğruluğunu belirleyen en kritik adımdır.

Uygulama

Uygulama , planın operasyonel hayata geçirildiği ve somut çıktılara dönüştüğü süreçtir. Bu aşamada temel prensip, ilerlemeyi hem görünür hem de kontrol edilebilir kılmaktır. Öncelikle ekipler hizalanır: hedefler, roller, sorumluluklar ve teslimat beklentileri herkes için netleştirilir. Ardından süreç işletilir; gerekli dokümantasyon, toplantı ritmi, takip mekanizmaları ve karar alma akışı devreye alınır. Böylece proje, kişilere bağlı bir çaba olmaktan çıkıp kurumsal bir yürütme disiplinine dönüşür.

Uygulama boyunca koordinasyon ve entegrasyon kritik önemdedir. Farklı ekiplerin, tedarikçilerin veya kurum içi birimlerin birlikte çalıştığı projelerde; bağımlılıklar aktif şekilde yönetilir, gecikme riskleri erken aşamada tespit edilerek alternatif aksiyonlar planlanır. Teslimatlar, mümkün olduğunca “adım adım” ilerleyen bir yapı ile ele alınır: kısa döngülerle ilerleme sağlanır, ara çıktılar paydaşlarla doğrulanır, geri bildirimler hızlıca uygulamaya yansıtılır. Bu yaklaşım hem hız kazandırır hem de son aşamada sürprizleri azaltır.

Kalite güvencesi uygulamanın içine gömülüdür: kontrol listeleri, kabul kriterleri, test/validasyon adımları, doküman standartları ve gerekirse eğitim içerikleri bu aşamada tamamlanır. Amaç sadece “teslim etmek” değil, teslim edilenin gerçekten çalışması ve kurum içinde sahiplenilmesidir. Evrensel standartlara dayanan bir teslimat disipliniyle; yerelde karşılığı olan, sürdürülebilir ve ölçülebilir sonuçlar üretiriz.

Denetim

Denetim, projenin etkisinin kalıcı olmasını sağlayan kontrol, ölçüm ve iyileştirme katmanıdır. Burada “bitti” demek yerine “çalışıyor mu, hedefe ulaşıyor mu, sürdürülebiliyor mu?” sorularını sistematik biçimde yanıtlarız. Öncelikle tanımlanan performans göstergeleri KPI’lar üzerinden izleme yapılır; hedef–gerçekleşme sapmaları analiz edilir ve sapmanın nedeni (süreç, kaynak, davranış, teknoloji, dış faktör) ayrıştırılır. Bu analiz, iyileştirme aksiyonlarının doğru noktaya uygulanmasını sağlar.

Denetim, aynı zamanda risk ve uyum yönetimini kapsar. Mevzuat uyumu, iç kontrol gereklilikleri, veri güvenliği, kalite standartları veya kurumsal prosedürlerle ilgili kontroller proje sonunda değil, sürdürülebilirlik için düzenli biçimde ele alınır. Gerekli durumlarda düzeltici, önleyici faaliyetler planlanır; sorumlular, takvim ve ölçüm yöntemi netleştirilir. Ayrıca proje boyunca edinilen öğrenimler kayıt altına alınarak kurumsal hafızaya aktarılır; böylece bir sonraki fazda aynı hataların tekrarlanması engellenir.

Denetim, sadece kontrol değil; projenin etkisini büyüten, standardı yükselten ve kurumu daha güçlü hale getiren bir “sürekli gelişim” sistemidir.